Eveeeeeet! Kitabım bitti. Okumak için neden bu kadar geciktim bilmiyorum. Ne zaman okumak için elime alsam sürekli bir problem çıktığından bir türlü okuyamadığım kitabı dün gece uykumdan fedakarlık yaparak bitirebildim. Ciddiyim, bir gecede rahat bitirebileceğiniz bir kitaptı.
Jennifer zaten daha önce de belirttiğim gibi benim favori yazarım. Lux serisinden sonra ona hayran kaldım. Bunun bir sebebi Daemon gibi öküz ama harika ötesi karakterler yaratıyor olması olabilir ama beni ona çeken daha önemli bir unsur vardı, üslubu.
Jennifer kitaplarından çok ayrıntıya girmeden tahlilleriyle okuyucuyu sıkmadan olayın özünü veriyor ve bir bakmışsınız kitap bitmiş. Son 20 sayfaya geldiğimde bir baktım, nasıl oldu da bu kadar incecik bir yer kaldı diye hayret ettim doğrusu. Tahlil yapmak zor bir iştir tabii yetenek ve beceri gerektirir ancak öyle yazarlar oluyor ki bunu abartıyorlar ve bir yerden sonra kitap çekilmez hale geliyor.
Jennifer bunu yapmayan bir kaç yazardan biri benim gözümde ve bu da onu benim idolüm yapıyor.
Kitaba gelirsek, Yunan Mitolojisine başka bir pencere açıp oradan bakıyoruz olaylara. Hematoi ırkı, tanrıların soyu. Safkanlar, Melezler Apollyonlar ve iblisler... Elbette bir de vazgeçilmez ölümlüler yani insanlar var.
Hematoilerle ölümlülerin çocukları melez olarak doğuyorlar. İki tane çıkış yolları var. Safkanlara köle olacaklar ya da avcı olup iblis avlayacaklar.
Safkanlar ise iki Hematoi'den dünyaya gelen çocuklar, onların tanrısal bazı güçleri var. Elementleri kullanmak ve ikna büyüsü yapmak gibi.
Apollyon'lar, Hematoi özellikleri gösteren Melezler, elementlerin hepsini kullandıkları yetmiyormuş gibi ek olarak 5. elemente de hükmedebiliyorlar. Her dönemde bir tane geliyor bunlardan.
Elbette bu zorlu dünya da bazı kurallarda var. Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak!
Yazarımız Daemon'dan da aşina olduğumuz gibi yine harika bir karakterle çıkıyor karşımıza, Melez'de. Aiden, O bir Safkan aynı zamanda çok güçlü bir avcı. Alexandria, biz ona Alex diyoruz çünkü sanırım bu konuda ufaktan takıntılı :D Kitabın ortalarında baş gösteren aşırı çekici Apollyon'umuz ise ayrı bir dünya. Seth çok çekici ve güçlü. Ona karşı koyabilen kimse yok.
Alex ise bir Melez. 14 yaşındayken annesi nedenini dahi söylemeden çekmiş almış onu Akit'ten. 3 koca yıl boyunca ölümlülerin arasında yaşamış. Taki o güne kadar...
Annesinin, gözü önünde iblisler tarafından öldürülmesiyle Akit'e geri dönüyor. Ama okulun yeni dekanı dayısı onu kabul edecek mi? Aiden'ın ve başka iki Safkan'ında yardımlarıyla bazı şartlar altında kabul ediliyor.
Aslında şartlar çokta sıkıcı değil, özellikle bütün yaz size eğitim verecek kişi Aiden ise. Tüm bunların dışında Alex'in hayatında iyi şeyler var, Caleb gibi. Caleb onun sıkı dostu, Alex başını derde sokarken bile o orada, tam olarak kızımızın yanında yer alıyor. Ayrıca onu çok iyi tanıyor.
Bakalım ikili arasında neler geçecek? Alex'in annesi gerçekten öldü mü? İlkler yaşanıyor ve İblisler, Melezleri dönüştürebiliyorlar, ayrıca artık takım olarak çalışmaya başladılar.
Alex güçlü bir Melez ama bütün bu karmaşadan tek parça çıkabilecek mi? Aşk mı kazanacak yoksa yıllardır süre gelen gelenekler mi?
Şimdiye kadar denk geldiğim herkes Team Seth diyor buna katılmayan bir tek ben varım sanırım :D Seth'i çok sevdim harika bir karakter ama hala Alex&Aiden çiftini destekliyorum :D
Mitolojiye ilginiz varsa -ki benim vardı alırken hem yazarından dolayı hemde içeriğinden dolayı düşünmeden kucakladım- mutlaka tavsiye ediyorum.
Lux serisinin 4. kitabı çıkınca -artık çıksın yani lütfeeen- Melez Sözleşmeleri serisinin diğer 3 kitabıyla birlikte sipariş etmeyi planlıyorum. Sizde okuduysanız düşüncelerinizi benimle paylaşın lütfen :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder