7 Ekim 2013 Pazartesi

Melez Sözleşmeleri Serisi #3 Tanrı - Yorum





Her zamanki uyarım şudur ki aralarda irili ufaklı spoilerlar olabilir, bunu dikkate alarak okuyun lütfen.

Aslında Tanrı'yı bitireli bayağı bir gün oldu hatta üstüne Tatlı Bela'yı bitirdim ve şuan Apollyon'u okuyorum ama okulun şartları dolayısıyla yorumunu yeni yapıyorum. 

Jennifer her zamanki gibi 3. kitapta aksiyonu macerayı gerilimi ve aşkı bir üst kademeye çıkarmış. Ah Jen ah, işte bu kitap benim kararsız kişiliğimi ayaklandırdı. Yahu ilk kitapta Aiden da Aiden diye tutturdum. İkince de Aiden OUT Seth IN dedim. Şimdi ise tam ortada kaldım taraf seçemez haldeyim.

Seth aslında içinde harika bir karakter ama anne-babasından alamadığı sevgiyi Lucian'dan görünce kötü tarafa geçiyor. Onu o kadar çok seviyorum ki kıyamıyorum aslında. Gerçekten asla yapmaz dediğim şeyleri yaptı ve Alex'e karşı sevgisini sorguladım ben. 

Aiden ise geçen kitap yorumumda ki çağrıma kulak verdi anlaşılan birden bire tepetaklak oldu ve eleştirdiğim ne kadar özelliği varsa iyi yönde değişti. En sevdiğim karakter kötüye gidiyor, soğuduğum karakter mükemmeleşiyor. Ama geçen kitaptan ne Aiden'ın kötü özelliklerini unutabiliyorum ne de Seth'in harika özelliklerini, alın size kararsızlığın dibi. Hayır yani nolur sanki böyle bir çıkmaza sokmasa bizi? Jen'i o kadar çok sevmezdim herhalde böyle olsaydı.

Alex ise kitabımızın sonunda nihayet uyanıyor. Uyanma sahnesi beni çok etkiledi döndüm döndüm tekrar okudum. Jen kısaca döktürmüş baya baya. Alex'in hissettiği her şeyi fiziksel anlamda hissettim resmen. Anlatım tarzı her zaman çok etkiledi beni ama o sahne bir ayrıydı ya. 

Bir de kitap hakkında şunu söylemek istiyorum. Melez'i Yunan Mitolojisini hiç bilmeyen biri rahatça okurdu, Safkan'da belki bir kaç espriyi kaçırırdı ama sorun olmazdı. Tanrı ise resmen level atladı. Ben mitolojilere(özellikle yunan ve iskandinav) takıntılı biriyim. Yani çok sever elime geçen her kaynağı okur kendim araştırır öğrenirim ama Tanrı'da bazı yerlerde internetten yardım almam gerekti. Apollyon ise daha zor bu konuda. Şuan gerçekten zorlanıyorum hiç duymadığım tanrılar ve tanrıçalar duyuyorum.

Tanrı demişken bizim kırk yıllık Leon, Apollon çıktı ya, resmen şok geçirdim. Leon çok sevdiğim bir karakter olmadı hiç ama Apollon benim hep en sevdiğim Tanrı'ydı. Bunu öğrenince karaktere öyle bir hızla kanım kaynadı  ki anlatamam. Zaten fazla sürmedi Leon kimliğinden sıyrılıp Apollon oldu. 

Kitap harikaydı bitirdiğim her kitaptan sonra serideki favorim bu diyorum bakalım bu işin sonu ne olacak. Aiden ve Seth arasında bir seçim yapmayı bıraktım sanırım. Alex, Aiden'ı alsın Seth'i de ben :P

Onları olduğu gibi kabul ettim sanırım. Kitabın beni çekmesinin en büyük etkeni mitolojik ögelerde ki ani artış olabilir ama heyecan bakımından da okursanız pişman olacağınız bir kitap değil kesinlikle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder