Yorgun ve hoşnut bir gülümsemeyle, "Amma da etkileyici bir ilk öpücüğün varmış," dedim.
Yüzümü süzüp yanıt verdi, "Senin son ilk öpücüğün."
Trav: "Berbat bir halde olduğumuzu biliyorum tamam mı? Ben dürtüsel davranıyorum ve çok fevriyim ve senin için daha önce kimse için hissetmediğim şeyleri hissediyorum. Sen bir an benden nefret ediyormuş gibi davranıyorsun, bir sonraki an beni istiyorsun. Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum ve seni hak etmiyorum... ama seni köpek gibi seviyorum Abby. Seni daha önce kimseyi ya da hiçbir şeyi sevmediğim gibi seviyorum. Sen yanımdayken içki ya da para ya da dövüş ya da tek gecelik ilişkilerin bir değeri kalmıyor... tek ihtiyacım olan sensin. Tek düşündüğüm sensin. Tek hayal ettiğim sensin. Tek istediğim sensin."
Chris Abs'e Trav ile yattığını ima edince Trav Chris'i bir güzel döver ve: "Bundan sonra ona bakman bile yeter, anladın mı bok parçası? Bir bakış atsan bile siktiğimin çeneni kırarım!"
Gözyaşlarıyla mücadele etmek için gülümsedim. "Gelecekteki karınla tanıştığında bütün bunlar için bana teşekkür edeceğine elli papeline bahse girer misin?"
Travis'in kaşları çatıldı ve yüzü düştü. "Bu fazla kolay bir iddia. Evlenmek isteyebileceğim tek kadın an önce kalbimi kırdı."
Travis'in Brad'e neredeyse kafasını delecek bir yoğunlukla baktığını gördüm. "Eğer kadınımın yanından çekilmezsen, senin o lanet olası gırtlağını koparırım. Tam burada, dans pistinde."
Trav Abs'i kaçırır:
"Babanı arayacağım!" diye bağırdım. Travis yüksek sesle güldü. "Ve o da büyük ihtimalle omzumu sıvazlayıp zamanının çoktan gelmiş olduğunu söyler."
"Az önce bana evlenme teklif ettin," dedi, hala numara çevirdiğimi itiraf etmemi bekliyordu. "Farkındayım."
"Az önceki konuşma gerçekti biliyorsun değil mi? Az önce, yarın öğlene Vegas'a iki bilet satın aldım. Bu da yarın gece evleneceğimiz anlamına geliyor."
"Teşekkürler."
Gözlerini kıstı. "Pazartesi günü sınıfa Bayan Maddox olarak gideceksin."
"Ah," dedim etrafıma bakınarak.
"Seni o kadar çok seviyorum ki Güvercin," dedi beni tekrar tekrar öperken. "Sadece bundan elli yıl sonra hala pokerde canına okuyor olacağımı unutma yeter," deyip kıkırdadım.
Gülümsedi, muzaffer bir şekilde. "eğer seninle altmış ya da yetmiş yıl geçirmek anlamına gelecekse bebeğim, elinden geleni ardına koyma."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder